Kötüye Kötü Diyememek

  nasip   |     5-01-2019, 13:21

Yazıya nasıl başlamalı diye baya bir düşündüm, karar değiştirdim, öyle olmasın böyle olsun dedim. Önce sürekli kullandığımız ama anlamlarının idrakinde olmadığımız kavramların tanımlarını yapayım dedim:

Kötü nedir, güzel nedir, beğeni nedir, eleştiri nedir, değerlendirme nedir, mükemmel nedir, mükemmel var mıdır… gibi bir sürü tanım yapıp bunları beğenilerimizin farklılaşmasının olağanlığına bağlayayım diye uzun uzun omurga kurmayı düşündüm. Sonra, yani tam şuan yazıya başlarken, bu omurgayı bozdum gitti. Ben bu konuyu sakince ve tane tane anlatmak istemiyorum. Neden&sonuç denklemleri kurup nezih bir şekilde ifade edip sıkıcılaştırıp sonra da diğer birçok yazı(m) gibi uzunluğundan sebep anlaşılmadan –ve hatta okunmadan- kenara atılsın istemiyorum. İnsanlar mantık dahilindeki içeriklerinden haz etmiyor madem, bodoslama anlatırım ben de derdimi dedim. Dolayısıyla bu yazı, öncekilerine kıyasla hislerimle daha fazla temas kurabileceğiniz bir yazı olacak. Sadece fikirlerimi değil, hislerimi de okuyacaksınız, tabi okursanız. Ve yine dolayısıyla daha dağınık olacak, daha sokak ağzı olacak belki..

Geldik cevabını hala vermediğim asıl soruya. Yazıya nasıl başlayacağım bu sefer? Dolaysızca! Bu günkü konumuz:

Kötü olduğunu düşündüklerimize ‘kötü’ diyemiyoruz. Beğenmediklerimize ‘beğenmedik’ diyemiyoruz.

Aslında diyoruz da, dememizle ağzımıza kürekle vuranların ortaya çıkması bir oluyor. Ağız tadıyla ‘yok arkadaş beğenmedim, olmamış’ deyin bir bakalım ne olacak? Hiç deneyimlediniz mi? Benim başıma çok geldi. Baya çok geldi hem de. Kore’nin hem dizi hem de müzik sektörünü yıllardır takip eden ‘ben’de bir alışkanlıktır, izlediğim veya dinlediğim şeyi –o şey her ne ise- yorumlarım. Yorumlama hakkım yok mu arkadaş? Herkes izleyip dinleyip içine mi atıyor? Tepkisiz kalmak için mi izliyorsunuz? Siz beğendiğiniz şeyleri yazabiliyorsunuz, benim –ya da benim gibilerin- yazma hakkı yok mu ‘ben de beğenmedim’ diye. Her şeyi beğenmek zorunda mıyım? Her şeyi yeterli bulmak zorunda mıyım? Paşa gönlüm istediği için, kafamı dağıtmak için, keyif aldığım için izleyip, dinlemiyor muyum? E o zaman paşa gönlümün sevip sevmeme hakkı yok mu?

Bu sefer sadede dolaysız geleceğim dedim, yine gelemedim e mi.. Tamam bu sefer geliyorum, hazır mısınız? İzleyici ve dinleyici kitlesi ne yazık ki tek tip yorumları baş tacı ediyor. Sadedimiz bu efendim. Buyrun buradan başlayalım yakmaya. Popüler dizilere sadece beğendiyseniz yorum yapabilirsiniz. Allah korusun beğenmediniz mi? Aman yorum yapmayın, akıbetiniz ne olur bilemiyorum.  Bana ne mi oldu şuana kadar? Anlatayım:

Örneğin popüler bir X dizisine başlamışım, oyuncularına da bayılıyorum üstelik yıllardır beklediğim oyuncular. Ben de isterim o iş çok iyi olsun keyifle izleyeyim. Ama yok, olmamış işte. Yıldız oyunculara güvenip seyirciyi senaryo anlamında aptal yerine koyuyorlar bildiğin. Konuşmayayım mı şimdi?  ‘Olmamış, halbuki dört gözle bekliyordum’ demeyeyim mi? Diyorum tabi ki, lafımı sakınır mıyım hiç. Uzuuuuun uzuuun yazıyorum neden olmamış, nasıl olmamış. (Uzun kelimesini uzuuun yazmamın sebebi var a dostlar, gerçekten uzun uzun yazıyorum çünkü, bilen bilir) Sonra altına hemen yorum geliyor. Benim uzuuun uzuuun neden sevmediğimi, neden yetersiz bulduğumu açıkladığım yorumun altına muazzam bir cevap geliyor. Duymaya hazır mısınız?
‘Sen diziden anlamıyorsun bi kerem.’

Bu ne ki, daha kreatif cevaplar var, bakınız:
‘Hiç de bile çok güzel! –sinirli emoji-‘

Çok daha kreatif bir cevap daha var, çok yazılır bu replik, herhangi bir popüler dizinin bölüm altı yorumlarına bakın hemen ilişir gözünüze:
‘Beğenmiyorsan izleme!’

İyi ki söyledin pek mantıklı kardeşim. İzlememek benim aklıma gelmemişti halbuki. Nasıl düşünemedim ben bunu. Doğru diyor niye izliyorum ki ben? Dizi keyiflerinin tadını kaçırma hakkım var mı? –Var mı yok mu okuyucu, sen de söyle-
‘Keyfimin kahyası mısın bire insan?’ –hitap bulamadı insan dedi- ‘Ben belki sevmediğim şeyleri izleyerek kendime işkence etmeyi seviyorum kimene?! Madem kötü yorum okumak istemiyorsun sen de yorum okuma o zaman zorla mı okutuyorum yorumlarımı!’ değil tabi ki. Bayağı cevaplara verilecek daha bayağı cevaplar da var elbette ama şakayı kenara bırakıp yine ve yeniden tane tane açıklayayım durumu. Dalgaya vurup geçesim geliyor ama elimde değil dayanamıyorum,  belki -bir ihtimal- bahsini ettiğim kesim içerisinden anlayan olur, tavır değiştirir diye makul şekilde de anlatayım durumu:

Not. ‘Beğenmiyorsan izleme’cilere mektubumdur, sadece muhatabı okusun, sayfa kasıyor mektubun muhatabı değilsen ne oku ne de üzerine alın. -Not bitti.-

“Sevgili dizi sever, ben de senin gibi bir dizi severim. Yanlış anlaşılmasın bak, bazen eleştirel yorum yazıyorum ama dizi severim yani. Sevmesem izlemem zaten öyle değil mi. Öyle sevmişim ki baya da bir dizi izlemişim sen düşün artık. Bitirdiğim Kore dizileri –sadece Kore dizileri- 150’yi bulmuş, yarım bıraktıklarımla –bak yarım da bırakabiliyormuşum, senin bana bırak demene gerek olmadan- 200’ü buluyor bu diziler. Haliyle baya da bir klişe görmüş bu gözler. Senaristlerin yaklaşımına az çok aşina olmuşum, özenli bir senaryo ile özensizi arasında ayırım yapabiliyorum kendi çapımda. Ya da eski dizilerle yenileri arasındaki sinematografik farkı gözlemleme imkanı buldum bu süreçte. Oyuncu yelpazem de baya genişledi mecburen. Bu kadar dizi izleyince, haliyle en iyisini de görüyorsun en kötüsünü de. Çok sevdiğim oyuncular var benim de senin gibi. Hani sen sadece o sevdiğin oyuncu için izliyorsun ya diziyi. O yüzden de eleştirilmesini istemiyorsun ya hani? Heh işte aslında o oyuncuyu ya da dizideki bir diğer oyuncuyu ben de çok seviyorum. Hatta senden daha çok beklentim var belki o dizi için. Üstelik çok da ses getirecek bir yapım. Her yerde ismi geçiyor dizinin ve sürekli de geçecek. Ben ki yıllardır bir sürü dizi izlemişim ve bu ortamda aktif olarak sürekli bulunmuşum. Böyle popüler ve ses getiren bir yapımı izlememem abesle iştigal değil mi sence de? O kadar dizi izlemiş, ama bu kadar ünlü X dizisini bile izlememiş demeyecek misin yeri geldiğinde? Elbette izleyeceğim popüler dizileri, en azından bir şans vereceğim iyi mi kötü mü kendim izleyip karar vereceğim. Kötü çıkar diye izlemeyeyim mi? Kötü çıkınca da söylemeyeyim mi ‘olmamış beklentimi karşılamadı’ diye. Ben çok sevdiğim, favori oyuncumun dizisine bile ‘kötü’ diyebilme idrakine sahip bir izleyiciyim pek sevgili diğer izleyici. Birbirimizin ‘diğer’liğine saygı duyup birbirimizin ‘beğenme’ ya da ‘beğenmeme’lerine karışmasak mı ki acaba? Mesela ben de, ‘beğenmediğim bu diziyi millet nasıl beğeniyor ya’ diyorum. Ama bunu içimden diyorum. Hiç sana dedim mi daha önce ‘bu dandik yapımı nasıl beğenirsin? Beğenmeyeceksin işte. Diziden anlamıyorsun sen.’ diye. Demedim. Neden? Senin beğenmene karışma hakkım yok. Banane ister beğen ister beğenme. Ama senin de benim beğenmememe karışma hakkın yok, neden karışıyorsun pek sevgili dizi sever? Neden bir diziyi sevmediğini söyleyenlerin yorumlarının altı, farklı fikre tahammülsüz izleyicilerin cevaplarıyla dolu? O platform yorum yazılması için var. Tekrar ediyorum yorum yazılması için. Bu yorumların içeriği ise kişinin kendi iradesinde. İster beğeni ister eleştiri yorumu yapar. Saygı çerçevesinde yorum yaptığı sürece kimin karışma hakkı var? He ille de benim uzuuuun uzuuuun neden yeterli bulmadığımı açıkladığım yoruma müdahale mi etmek istiyorsun? Et tabi ki başımın üzerine. Fakat sen de nedenleriyle, mantık çerçevesinde açıklarsan karşılıklı nitelikli bir değerlendirme yapmış oluruz. Diyalogumuzu okuyan diğer izleyiciler de istifade etmiş olurlar ne güzel. Ama uzun bir değerlendirmenin cevabı ‘sen diziden ne anlarsın hiç de bile çok güzel dizi/oyunculuk/senaryo’ değildir. Ben böyle cevaplara itinayla cevap vermiyorum zaten. Çünkü nasıl vereyim? Ne diyeyim? Desen ki ‘şu konuda yanılıyorsunuz, bence şu noktayı kaçırmışsınız, bu noktadan da bakmak lazım’ canıma minnet, büyük bir şevkle cevap vereceğim. Yorumuma katılmayabilirsin, sen diziyi seviyor olabilirsin. İyi seyirler diliyorum ne güzel keyif aldığın bir yapımı izliyorsun. Peki müsaadenle ben de bir diziyi izlerken keyifle, sansür uygulamama gerek olmadan yorum yazabilir miyim? Hani bu platform ikimiz için de var ya, bana da varlık hakkı tanıman mümkün mü?”
-Mektup bitti –

Mektupla beraber yazıyı da bitirme vakti yaklaşıyor. Halbuki çok sevmiştiniz değil mi? –Bayıldınız biliyorum, yıllardır bunu bekliyormuşsunuz meğer, bu yangına kendimi sizler için attım pek sevgili olgun izleyiciler, arkamda durmayanın favori başrol oyuncusuna kötü partner denk gelsin, amin.-

Mevzusunu açtığım bu durumun sadece belli dizilerde ve belli oyunculara yapıldığını da söylemek istiyorum. Dizilere ve yeniyetme oyunculara istediğinizi söyleyebilirsiniz, hiçbir şey olmaz. Ama konu popüler oyunculara veya popüler dizilere gelince dokunan yanıyor. Popüler diziyi ya seveceksiniz ya da seveceksiniz. He sevmediniz mi? O zaman sevmediğinizi söylemeyeceksiniz. Sevdiğinizi söylerseniz hemen pamuklara sarılırsınız, ama herhangi bir olumsuzlamada linç yeme ihtimaliniz var. Böyle de çifte standart söz konusu. Madem öyle, iyi yorumlarımızı da sahiplenmesinler öyle değil mi? İşlerine geleni kucaklayıp ‘çok güzel ifade etmişsin’ diyorlar, sevdikleri bir oyuncuya laf gelince de mızıkçılık yapıyorlar. Bu durum müzik piyasasında böyle ey dizi kitlesi. Ortalama bir grubun bir şarkısını beğendiğinizi diğer şarkısını beğenmediğinizi söyleyebilirsiniz mesela. Hayranları beğenmediğinize değil, beğendiğinize odaklanır, sizi coşkuyla karşılar. Ama popüler bir grubun bir şarkısını beğenmediğinizi söylerseniz cenaze namazınıza geliriz hep beraber. Sanki popüler gruplar hep iyi şarkı çıkarıyorlar? Böyle bir şey mümkün mü? Herkes her zaman kusursuz işler yapabilir mi? İnsan elinden çıkma her şey kusurlara sahip değil mi? İnsanlar bu kusurları sevgisiyle kapatır, yanı başınızda çok değer verdiğiniz birinin hataları yok mu? Var. Onu hayatınızdan mı çıkarıyorsunuz? Hayır. Hatalarının idrakiyle sevdiğiniz birini öyle kabul ediyorsunuz. Bu demek değil ki o kişi kusursuz. O ev kusursuz. O iş kusursuz. O hayat kusursuz. Keyif almak için vakit ayırdığımız bu ürünler de öyle. Hepsi insan elinden çıkma, kimi zaman kaliteli oluyorlar kimi zaman değil. Bırakın da seven sevsin, sevmeyen de sevmesin. Sevenin de sevmeyenin de bunu dile getirme hakkı var. Ya hep ya hiç diye bir mantık taraftar mantığıdır pek sevgili dizi sever. Bir oyuncunun her dizisi güzel olacak diye bir şey yok. Bazen olur kaliteli bir dizide oynar, yeri gelir kötü bir yapıma denk gelir. Hepsini sevmek zorunda değilsin. He izlersin o oyuncu için. İzle de zaten kim karışacak. Ama bırak da sevmeyen de sevmesin. Bir oyuncunun dizilerini bazen sevip bazen sevmemek, o oyuncuyu sevdiğini söyleyen birinin tutarsız olduğunu göstermez. Bu bilinçli izleyicinin seçiciliğidir.

İsteyen istediği idrak ile izleyedursun. Peki, siz sevgili okurlar, hiç bu durumdan muzdarip oldunuz mu? Yoksa hiç başınıza gelmedi mi? Benim niye başıma çok geliyor böyle şeyler. Ben ve çenem. Sussam başım hiç ağrımayacak hâlbuki. Ama susamıyorum işte. Yazmak bende alışkanlık olmuş. Düşüncelerimi paylaşmak.. Hâlbuki ben paylaşmak için yazıyorum, paylaşmak güzel değil midir?

Bitiş Notu. Tabulaşmış, laf ettirilmeyen dizi ve oyuncuları yorum olarak ekleyeceğim. Sizler de çekinmeyin ekleyin. Özgür(!) bir platformda özgürce(!) isim verebiliyor olmamız lazım değerli okuyucu. Yapabiliriz. Fighting!

Bitiş Notu 2. Böyle de resimsiz, sıralamasız sıkıcı bir içerik. Hepsini okumayıp sadece notu okuyan sevgili bazı okuyucu, sana da selam olsun, ama çok şey kaçırdın haberin olsun -sunglasses-

Bitiş Notu 3. Okuyup okuyup hiç yorum yapmayan çoğunluk okuyucu. Size selam falan olmasın, alacağınız olsun. Bana kendimi deli gibi hissettiriyorsunuz. Kendi kendime konuşup duruyorum aylardır. Aklımda bir sürü içerik var, hiçbirini yapasım gelmiyor, çok iyi şevk veriyorsunuz hakikaten. Yazacaklarım geri kaçıyor. Yazmayı severim halbusi. -Küsen editör elini şıklatıp ortadan kaybolur-

 




Yorumlar

"Herhangi bir küfür, hakaret, reklam ve (sitemizin linkleri hariç) link paylaşarak yorum yapmak yasaktır. Bu tür yorumlar silinecektir. Küfür içerikli yorum paylaşan ziyaretçinin süresiz olarak yorum yapması engellenecektir. Hakaret içerikli yorum paylaşan ziyaretçinin ise 2 ay boyunca yorum yapması engellenecektir."
"Site ile ilgili şikâyetlerinizi, önerilerinizi, isteklerinizi ve düzeltmeleri yorum olarak değil, iletişim bölümünde belirtilen adresler üzerinden yapınız. Aksi halde bu tür yorumlar silinecektir."
"Yorum alanını özel sohbet alanına çevirmek yasaktır."
Lütfen spoiler içeren yorumlarınızda bu tagı kullanın:

SON HABERLER
tümünü gör
Yerli Dizi izle

TEST & ANKET

tümünü gör

GÜNEY KORE SİNEMASI

Güney Kore Sineması dünyası ile ilgili haberleri, oyuncular hakkında bilgileri, dizi ve film önerilerini - tanıtımlarını - müziklerini - fragmanlarını bulabilirsiniz. İsterseniz film ve dizilere yorum yaparak diğer ziyaretçilere düşüncelerinizi sunup önerilerde bulunabilirsiniz…