Bana 10 Dizi Öner!

  nasip   |     26-01-2019, 17:53

Geçen seneye kadar ‘kdrama artık çıkmaza girdi, kendilerini tekrarlıyorlar, özgün yapımlar gelmiyor artık eski tadı alamıyorum’ diyenler olduğunda ‘katılmıyorum’ derdim. Çünkü eski dizilerin bendeki yeri ayrı olsa da en çok etkilendiğim, sürekli önerdiğim diziler hep son yılların dizileri olurdu. Özellikle 2014-2017 arası yayınlanmış dizileri kastediyorum. O dönem gerçekten çok iyi diziler geldi, kdrama ile tanışmamızı sağlayan dizilerden daha iyilerdi kanımca. Fakat geçtiğimiz sene (2018) hakikaten bir kısır döngüye girdi sektör, koca yılda ‘çok iyiydi’ dediğim yapım sayısı bir elin parmağı bile etmiyor. Nedense 2019’dan ümitliyim, beraber bekleyip göreceğiz, bakalım kdrama sektörü tekrar toparlayacak mı yoksa bu yokluk devam mı edecek… Bu bekleme sürecinde, kdrama severlerin yapabileceği en iyi şey şuana kadar gözden kaçırdığı iyi yapımları izlemek olabilir diye düşündüm ve bir öneri platformu oluşturma gereği hissettim. Uzun zamandır dizi izliyoruz, elbette herkesin zevki, bir diziden beklentileri farklı. Dolayısıyla öneri listeleri pek de işlevsel olamayabiliyor. Birinin sevdiği bir yapım diğerine hitap etmeyebiliyor. Peki, önerileri doğru alıcıya nasıl ulaştırabiliriz? İşe yarayacak mı emin olmasam da, bu içeriğe -bir ihtimal bu sorunu çözmeye yardımcı olabileceğini düşündüğüm-‘öneri kriterleri’ getirdim. Bu kriterleri baz alarak öneride bulunup, yapılan önerileri okuduğumuzda doğru yapımlarla buluşabileceğimize inanıyorum. Gelin öyleyse başlayalım!

*Ne az ne fazla! Bana tamı tamına 10 tane dizi öner!

Neden 10? Kore dizisi izlemeye yeni başlamış arkadaşlar, izledikleri dizileri seçmeksizin her izlediğini öneriyor oluyor genelde. Ama 10 tane dizi önerebilecek biri, öneri yapmak için yeterince dizi izlemiştir diye bir öngörüde bulundum. Çok daha fazlasını izleyenlerin olduğunu ve 10’dan daha çok öneriye sahip olanların olduğunu da biliyorum. Onlar için önerilerini 10’a indirmelerini istemek,  onları ‘mutlaka izlenmeli’ listelerini oluşturmaya itecektir ve olabildiğince ‘en’ yapımları yazacaklardır diye düşünüyorum. Elbette ‘ilk 10’dan sonra ‘ikinci 10’ listelerinizi de paylaşabilirsiniz. Ama önceliğimiz ‘ilk 10’ listelerinizi görmek, ince eleyip sık dokuyun!

*Sadece dizilerin isimlerini değil, diziyi neden sevdiğinizi ve o dizinin ne tür seven izleyiciye hitap edebileceğini de yazmaya çalışın. Yazın ki, okuyan kişi o dizinin kendi zevkine uygun olup olmadığını az çok anlasın. Aksiyon sevmeyen birine aksiyon önermiş olmayalım ^^

*Örnek verebiliyorsanız örnek verin. ‘X dizisini seven biri bu diziyi de sever’ diyebilirsiniz mesela. ‘Şu dizi karakterini/oyuncuyu seviyorsanız bunu da seversiniz.’ gibi referanslar işlevsel olacaktır.

Bu saydıklarıma bağlı kalarak ben de ‘ilk 10’ ‘mutlaka izlenmeli’ listemi paylaşıyorum. Elbette sevdiğim diziler 10 tane değil,  ikinci 10’umu da yorum olarak eklemeyi planlıyorum. İşte benim ilk 10’um!

1. It's Okay, That's Love (2014)

Kdrama tabularını yıkan, gerek senaryosuyla gerek klişe olmayan karakterleriyle özgün bir yapım olan bu dizi, nezdimde ‘kdrama miladı’dır.  Basmakalıp, klişe dizilerden yana esen rüzgarın yönünü değiştirmiştir. Bu diziden sonra daha fazla güçlü kadın karakterler görmeye başladık dizilerde. ‘Şu diziyi sevdiyseniz bunu da seversiniz’ demek çok zor çünkü romantik komedi sevmeyenlere bile bu türü sevdirebilecek bir yapımdır. Aynı türdeki diğer yapımlara benzemeyen bu dizi bana Gong Hyo-jin’i sevdirmiştir. Oynadığı karakter olan Hae Soo,  kdrama repertuvarımdaki en unutulmaz kadın karakterlerdendi. Güçlü kadın figürleri sevenlerin kaçırmaması gereken bir dizi olduğunu söylemekte fayda var.  

2. Chicago Typewriter (2017)

‘Bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey ne olurdu?’ sorusuna oldum olası ‘kitap, defter, kalem’ derim. Bu cevap hiç değişmedi bende, hayatımın hiçbir döneminde kitabın rolü azalmadı. Günümün en keyif aldığım anıdır kitabımla buluştuğum an. Bir duyguyu en yoğun hissettiğim zamanlarda çoğunlukla yazarken bulurum kendimi. Okumak bir alışkanlık, yazmak ise ihtiyaç benim için. Yazarken kendimle dertleşirim ben. Okurken kitabın yazarının zihin dünyasına aşık olurum.  Böyle biri için takdir edersiniz ki böyle bir dizinin değeri de büyük oluyor. Dizinin oyuncularını her ne kadar çok sevsem de bence bu dizinin başrolleri kitaplardı. Yazın dünyasının bağlamına oturan dizi, kitapseverler için bir şölen niteliğinde. Mutlaka izleyin. İzleyin. İzleyin. Oyunculuklar üst düzeydi, görece yavaş ilerlese de senaryo şaşırtan cinstendi ve de sımsıcaktı. Bu dizinin son iki bölümünü ‘dizilerdeki en iyi bölümler’ listesine sokarım, yaşattığı hissiyatı kelimeler anlatmaya yetmez.

3. Falling for Innocence (2015)

Herkesin bir ‘as oyuncu’su vardır; en sevdiği, ne yapsa izlediği, yakından takip ettiği… Benimki de Kyung Ho ! Ben bu adam ne yapsa izlerim/izledim. Beğenmediğim yapımlarda da oynadı ya da bu diziden daha da alıp yürüyen dizilerde de yer aldı. Ama neden bilmiyorum bu dizinin yeri bende ayrı. Dizileri tekrar tekrar izlemeyi sevmeyen ben, Falling for Innocence’ı 3 kere izledim. Her seferinde Kang Min Ho karakteriyle beraber aynı şeyleri hissettim. Duyguyu izleyiciye geçirebilen nadir yapımlardan, bunda oyuncuların rolü de büyük. Dizinin konu anlamında en büyük açığı ‘klişe sekreter&patron ilişkisi’ üzerine kurulu olduğu fikrini vermesi. Halbuki bu dizide zengin adam &fakir kız demagojisi hiç yapılmamakta, hikayenin omurgası bu kadar sığ değil merak etmeyiniz. Olgun ve sakin bir ilişkiye, hayata dair sürekli sahip olduğunuz tereddütlere tanık olacağınız bu diziyi romantik komedi sevenlere özellikle öneriyorum.

4. Circle (2017)

Kore’nin bilim kurgu alanında en iyi dizisiydi. Baştan sona minimum mantık hatasıyla ve olabildiğince muntazam bir kurguyla şahane bir iş çıkarmışlar ortaya. Keşke bütçeleri daha çok olsaymış da sinematografik açıdan daha üst düzey şekilde  izlemiş olsaydık dedirtti. Senaryosu zayıf başka diziler bile yüksek bütçelerle iyi görüntü yönetmenleriyle güzelce paketlenirken böyle mükemmel bir yapımın gözlerden kaçması, gerektiği değeri görmeyişi içimde ukte kalmıştı. Herkese önerdiğim, mutlaka izleyin dediğim bir dizidir Circle. Öyle bir kurgusu var ki, bir sahneyi çekip çıkardığınızda ya da sırasını değiştirdiğinizde hikaye ve seyircideki algı baştan sona değişiyor. Yani senaryo ve kurgudaki her sahne o kadar yerli yerinde, o kadar ince düşünülmüş. Kurduğunuz teoriler, tahminleriniz sürekli yanlış çıkıyor, dizi sizi sürekli şaşırtıyor. Bölümlerin ilk yarım saati günümüzde, ikinci yarım saati ise 2037’de geçiyor. Geçmişe yolculuk dizilerine alışkın bizler için keyifli bir geleceğe yolculuk hikayesi. Gizem, aksiyon, bilim kurgu sevenler kesinlikle kaçırmasın.

5. Age of Youth 1-2 (2016-2017)

İzlerken bolca empati kurabildiğiniz, hayatın içinden bu dizinin birinci sezonunun son bölümüne bir yorum yazmışım, onu paylaşmak istiyorum:

“Kimse kusursuz değildi.
Kimse başrol de değildi.
Muhtemel herkesin sahip olabileceği hayatları kamerayla izlemişiz gibiydi her şey,
işte o kadar gerçekti. O kadar herkestendi, ama aslında hiçbirimize aitti.
Hiçbirinin hayatı dizilerdeki gibi koskocaman değişmedi.
Sihirli bir değnek dokunmadı kimseye,
herkes yaşadıklarından ibaretti.
En olmadık zamanda, -tesadüf ya- beyaz atlı prensler belirmedi sahnelerde.
Onların haricinde başka biri hayatlarına girip de hayatlarını hayal edilesi hale getirmedi.
Hiçbir şey masal gibi değildi, öyle anlatılmadı, öyle de bitmedi.
Tüm bu sebeplerden ötürü, sonu da gayet dizinin kendisi gibi gerçekti.
Hiçbir zaman mutlu sona ulaşamazsınız, daha doğrusu sona ulaşamazsınız.
Çünkü sonsa eğer ölmüşsünüz demektir.
Eğer hayattaysanız mutlu ya da mutsuz son yoktur.
En dibe vursanız da hayat devam ediyordur, sorunlar da mutluluklar da bitmeyecektir.
Aynı 12 bölümdür izlediğimiz iniş çıkışlar gibi hayatın devam etmesiyle bitti dizi, yani bitmedi, aynı hayatlarının da bitmeyişi gibi...”

Yorum diziyi yeterince anlatıyor zaten, okul dizileri genelde lise dönemini konu alır; Cheese in the Trap, Heartstrings, Weighlifting Fairy Kim Bok Joo gibi üniversite dönemini konu alan dizilere daha az denk geliriz. Üniversite öğrencisiyseniz izlerken özellikle kendinizi bulacağınız, keyif alacağınız bir dizi Age of Youth. Senaryosu o kadar sizin hayatınızın içinden, sakin huzurlu özgün bir yapım.

6. Healer (2014)

İçgüdüsel olarak sanırım Robin Hood’ları seviyoruz. Bir kahraman çıkıyor ve tüm haksızlıkları kendi yoluyla çözüme kavuşturuyor. City Hunter, Iljimae, 38 Task Force, Bridal Mask gibi yapımları izlemekten keyif alanlar Healer’ı da sever. Peki neden ilk 10’a bu saydıklarımı değil de Healer’ı koymayı tercih ettim? Başrollerin uyumu, geçmişe yapılan flashbacklerle hikayenin dallanıp budaklanışı, karakterler arası ilişki ağı, hala dinlediğim OST’ları ve en önemlisi oyuncular dolayısıyla Healer diğerlerinden ağır bastı. Park Min Young tercihlerine sonuna kadar güvendiğim bir oyuncudur. Bazen olay sadece iyi oyuncu olmak değildir, kimi oyuncular var ki iyi yapımları tercih etme konusunda hiç başarılı değil, tamamen şans eseri doğru yapımları tercih ediyorlar. Fakat bir işin içinde Park Min Young varsa o yapım çoğunlukla kaliteli oluyor.(Bu söylediğim erkek oyuncularda Seo In Guk için geçerli, o adamın tercihlerine güveniyorum, hep iyi çıkıyor) Ji Chang-wook’un en iyi uyumu şuana kadar oynadığı yapımlarda bu dizide yakaladığını düşünüyorum. Aksiyon&dram&romantizm dengesini çok iyi yakalamış bir yapım olarak bu tür için öncelikli önerim Healer olacak. Eskilerden olup da bu diziye şans vermemiş olan yoktur diye tahmin ediyorum ama Kore dizilerine yeni başlayanlar varsa bu türü sevmeseler bile Healer’ı es geçmemeleri gerektiğini düşünüyorum. İlk bölümden yakalıyor zaten dizi, kesinlikle bir şans verin.

7. Six Flying Dragons (2015)

Yazılarımı ya da yorumlarımı az çok takip edenler bilir, bu diziyi bolca önermişimdir, tarihi diziler arasında her şeyiyle ‘en’ zirvesine oturan bir yapımdır. Kendimi tekrarlayıp sizleri sıkmak istemediğimden sizi ‘Dizilerle Kore Tarihi’ yazımdaki Six Flying Dragons başlığına yönlendireceğim. Bu dizinin 25.bölümünü de ‘dizilerdeki en iyi bölümler’ listesine dahil ediyorum. Söylemeyi unuttum, Circle’ın 11.bölümünü de bu listeye ekliyorum. Demeyin ki nasıl hatırlıyorsun hangi bölümü sevdiğini, hatırlıyorum işte, olay olay ne olmuştu hatırlamasam da bana yaşattığı hissi hatırlıyorum ^^

8. Signal (2016)

Zamanda yolculuk, paralel evren gibi konular artık konu olmaktan öte bir ‘tür’e dönüştü. Bu konuda çok dizi yapıldı, yapılıyor. Life on Mars, Signal ve Tunnel birbirinin tekrarı olmayan, her biri farklı yönleriyle bir diğerinden daha iyi olan, hepsi baştan sona iyi kurguya sahip dizilerdi. Bu dizilerin birbirinin kopya(!)sı olduğunu düşünmek hata olur, dediğim gibi zamanda yolculuk artık bir ‘tür’. Bu mantıkla tüm okul dizileri de birbirinin kopyası dememiz gerekir. Bu üçleme arasından bir seçim yapmak hayli zor olsa da ilk olması sebebiyle Signal’i tercih etmek istedim. ‘İçerisinde hiç romantizm olmayan diziler beni sarmıyor, az da olsa olacak’ diyenlerdenseniz Signal’ı sevmeyebilirsiniz, Life on Mars veya Tunnel’a şans vermeniz daha makul olacaktır. Tekrar ediyorum bu dizilerin birbirini tekrar ettiğini düşünmüyorum, üçü de ince düşünülmüş üst düzey yapımlardı. Gizem türü sevenlerin kaçırmaması gereken dizilerden.

9. School 2015

Okul dizileri öneri yaparken öncelik verdiğim dizilerden değildir. Hikayenin monotonlaşması riskini her an içlerinde barındırırlar. Hep aynı karakterler, aynı hikayeler, aynı gidişat. Okul dizisi izlemedim mi, elbette izledim hem de baya izledim. Kore dizilerine ilk başladığımda en sevdiğim türdü okul dizileri. Fakat şuan daha seçerek izliyorum, her izlediğimi de beğenmiyorum, okul dizileri bende kafa dağıtmak için birebir diziler kulvarıdır. Bu türde beni en çok şaşırtan ve türünün üzerinde bir etki yakalamış yegane yapım ise School 2015 sanırım. Oyuncular dizi sektörüne okul dizileriyle atılırlar, sevdiğiniz ünlü oyuncuların çoğunun ilk ya da parladıkları projeler kuvvetle muhtemel okul dizileridir. Dolayısıyla okul dizilerindeki oyunculuklar diğer dizilere göre biraz daha hamdır, fakat bu dizideki oyunculuklar da beni oldukça şaşırtmıştı. Çoğunun ilk işi olmasına rağmen üst düzey bir performans sergilemişlerdi. Senaryoya değinmiyorum bile, monotonlaşmaya izin vermeyen bir olay örgüsüne sahipti ve School serisinde ‘en’lerime oturdu.

10. Prison Playbook (2018)

‘İlk 10’a sığdırmak isteyip sığdıramadığım çok yapım var fakat Prison Playbook’u onlardan öne çıkaran şey konusu oldu. İkinci 10 için yazacağım dizilerin alternatiflerini bulabilirsiniz belki ama bu dizinin alternatifini bulamazsınız. Ne öyle bir kadro, ne öyle bir konu, ne öyle özenli bir senaryo bir daha gelmeyebilir. Gözlerden kaçmasını istemediğim için ‘ilk 10’a eklemek istedim. Bir dizi düşünün ki hem kahkahalarla gülüyorsunuz, hem de en derinden ağlatıyor sizi.. Bu dizi sayesinde çok fazla yeni oyuncuyla da tanıştık, bölümlerin uzunluğu gözünüzü korkutmasın. Bir hapishane dizisi nasıl bu kadar sevimli olabilir hayretler içinde izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz zaten. Bir kdrama-severin mutlaka izlemiş olması gerektiği bir dizidir Prison Playbook. Sıcacıktır. Çok komiktir. Acıdır. Kimi zaman ise karakterlerin ıssızlığıyla üşütür.

Benim ‘mutlaka izlenmeli’ dediğim ‘ilk 10’ dizim bunlardı. Peki, sizlerin önerdiği diziler hangileri?  

 




Yorumlar

"Herhangi bir küfür, hakaret, reklam ve içerik ile alakasız link paylaşarak yorum yapmak yasaktır. Bu tür yorumlar silinecektir. Küfür içerikli yorum paylaşan ziyaretçinin süresiz olarak yorum yapması engellenecektir. Hakaret içerikli yorum paylaşan ziyaretçinin ise 2 ay boyunca yorum yapması engellenecektir."
"Site ile ilgili şikâyetlerinizi, önerilerinizi, isteklerinizi ve düzeltmeleri yorum olarak değil, iletişim bölümünde belirtilen adresler üzerinden yapınız. Aksi halde bu tür yorumlar silinecektir."
"Yorum alanını özel sohbet alanına çevirmek yasaktır."
Lütfen spoiler içeren yorumlarınızda bu tagı kullanın:

SON HABERLER
tümünü gör
Yerli Dizi izle

TEST & ANKET

tümünü gör

GÜNEY KORE SİNEMASI

Güney Kore Sineması dünyası ile ilgili haberleri, oyuncular hakkında bilgileri, dizi ve film önerilerini - tanıtımlarını - müziklerini - fragmanlarını bulabilirsiniz. İsterseniz film ve dizilere yorum yaparak diğer ziyaretçilere düşüncelerinizi sunup önerilerde bulunabilirsiniz…