Ölüme Yakın Bir Adam: Uncontrollably Fond

Normalde çocukluk âşkı, lise âşkı gibi rastlantısal konulu dizileri sevmem ama bazen bu rastlantılar dizinin ana malzemesi olabiliyor. Çünkü eğer bir dram dizisi çekiyorsanız ortaya bir trajik olay atmalısınız.

Dizideki Karakterler

Shin Joon-Young – Kim Woo-Bin

Kim Woo-Bin’i ilk defa başrolde izledim. Görünüşünü pek beğenmesem de oyunculuğu en duygusuzu bile ağlatacak gibiydi.

No Eul – Suzy

Suzy’yi "Gu Family Book" ve "While You Were Sleeping" dizilerinde izlemiştim. İdol oyuncu olmasına rağmen iyi performans sergiliyor. Yine de partnerinden dolayı başarı sergilediğini düşünüyorum. Bence Suzy’nin en iyi oyunculuğu "Gu Family Book"taydı ve diğer dizilerini de "Gu Family Book" kadar başarılı bulamadım.

Aslında Suzy’yi eskiden de Kim Sa-Rang’a benzetirdim. Ama bu dizide aynı Kim Sa Rang’ın "A Love To Kill" dizisindeki halleri var bu kızda.

Dizideki karakterler güzel oluşturulmuş. Başrol kızın kıyafetinden tutun tavırlarına kadar tamamen fakir kadın havasında, herhangi bir tezat yok böylelikle. Hatta Suzy’yi bu dizide çok güzel bulamadım. Bunun sebebi bence fakir olduğundan az makyaj yapmaları. Bir de aslında zengin insanların ya da oyuncuların çok paraya sahip olsalar da dertsiz bir hayat sürmedikleri mesajı verilmiş erkek başrol üzerinden bizlere. Kim Woo-Bin sayesinde yakında ölecek olan birinin pes etmeden aşkının peşinden koşmasını izlemiş olduk. Ayrıca dizi, bir insanın ölüme adım adım nasıl gider çok güzel işlemiş. Güzel bir dram dizisiydi ama abartılacak gibi değildi. Beni pek ağlatmadı. Şu tabir uygun olsa gerek. Dizi kuru dramdı. "My Mister"ın yanından bile geçemezdi örneğin. Dizinin bölüm sayısı da beni rahatsız eden diğer nokta. Keşke on altı bölüm olsaymış diye düşünüyorum çünkü sonlara doğru çok fazla flashback vardı.

Yazının devamı spoiler içerir.

 

Bu sahnede en sevdiğim oyuncunun adının geçmesi beni heyecanlandırdı.

Başrolün şu sözlerine katılmadım değil.

Tanrım, benim canımı al, Eul’u kurtar ve hayatımdaki güzellikleri ona ver demesi çok hoştu. Ve hastalığını bu sözlerine yorması da beni hiç şaşırtmadı.

Hep şu cümleyi tekrarlaması da çok içtendi bence.

Ayrıca Kore dizilerinde sık görülen bir sahne de gerçekleşti. Sırtta taşıma sahnesi.

Son bölümde ağlamayan kalmadı.

Her ne kadar kötü kalpli olursa olsun Yoon Jung-Eun aşkına gerçekten sadıktı. Onun bu yıllarca süren platonik aşkı karşısında şapka çıkardım. Bu replikte de kendime benzettim. :)

Bu sahne bana "Goblin"deki bir repliği hatırlattı. Onun adı Kim Shin, yağmur olarak gelecek, kar olarak gelecek diyordu başrol kız.

Dizinin müzik videosu