Ji Soo [ALLURE RÖPORTAJI – Ocak 2016]
  • alie
  • 30-01-2016, 15:52

 

Son zamanlarda popülerlikleri ile gündeme gelen Ji Soo ve Park So-Dam Allure Dergisi için birlikte poz verdiler. Ji Soo’nun fotoğraf çekimlerinden sonra verdiği röportaj…

 

Bu bir çift olarak ilk fotoğraf çekimin mi?

Daha önce "Cheer Up!” dizisinde beraber rol aldığım Lee Won-Geun ile bir çift olarak fotoğraf çekiminde yer almıştım bu yüzden bir erkek oyuncu ile çift çekimim oldu ama daha önce bir bayan oyuncu ile ilk kez bir çift olarak fotoğraf çekimine katıldım.

Bu günlerde "Page Turner” dizisinin çekimlerinden dolayı meşgul olmalısınız, değil mi? Yine bir lise öğrencisini canlandırıyorsunuz. "Ergenlik çağındaki” karakterleri canlandırmanın bir sebebi var mı?

Birçok kişi bana bu soruyu soruyor. Doğrusu bu tip karakterler benim ilgimi çekiyor ama bu karakterlerin her biri, "bir tarz”dan daha çok bir kişisel seçim ile alakalıydı. Her zaman, bu karakterleri seçmek için bir nedenim vardı.

Bu karakterlerde seni cezbeden neydi?

Şu sıralar, (benimle aralarında) çok yaş farkı yok. Hikâyeler, benim yaşıtlarım ve benden daha genç olan insanlar hakkında bu yüzden bağlantı kurmamam mümkün değil.

"Page Turner” dizisindeki Jung Cha-Sik nasıl bir karakter?

"Angry Mom” dizisindeki Go Bok-Dong ve "Cheer Up!” dizisindeki Seo Ha-Joon ürkütücü karakterlerdi. Ancak, Jung Cha-Sik dışadönük ve neşeli bir karakter. Onların geçmişlerinden dolayı enerjik tavırları vardı diyebilirsek önceki canlandırdığım karakterleri kaplayan gölge her zaman olacak.

İlk kez bir oyunculuk akademisine katılmaya nasıl karar verdiniz?

Bunu ilk kez ortaokuldan mezun olduktan sonra düşünmeye başladım ve liseye başlamak üzereydim. Bundan sonra hangi yolu izlemem gerektiğini düşünüyordum ve merak ediyordum. Akademide okuyan arkadaşlarıma bakarak "böyle bir şey de okunabilir” fikrine kalbimi açtım.

Bu tip başlangıçlar her zaman biraz belirsiz görünür.

Doğru. Ancak, akademideki öğretmenim kendi tiyatro şirketini kurdu ve kendimi onunla tiyatro yaparken buldum. Zaman geçtikçe oyunculuk konusunda daha ciddi bir hal aldım.

Bu seçimin arkadaşların içinde bir sürpriz olduğunu düşünüyorum.

Şaşırdılar. İzlemem gereken yolu bulduğum için bazı arkadaşlarım kıskandı, bazı arkadaşlarım gurur duydu.

Merakının ciddileşmeye başladığı bir an var gibi görünüyor.

İlk başlarda, eğlenceli olduğu için çalışırdım. Bu tamamen farklı bir dünyaydı. Okulun dışında çalışmanın da özel bir şey olduğunu hissettim. Sahnede oyunculuk yaparken eğlendiğimde değişerek "oyunculuk eğlenceli” hale geldi. Oyunculuk yaparken, "Gerçekten mutluyum! Gerçekten bundan hoşlandım! Umarım uzun bir süre bunu yaparım.” gibi şeyler düşünmeye başladım.

Öyle görünüyor ki henüz çıkışını yapmamana rağmen yetişkinlerin dünyasına ilk adımını atmışsın. Senin ve arkadaşlarının arasında bir boşluğun oluştuğunu hissediyor musun?

Aksine, iki dünyanın bağlantısının kopmasından aslında keyif aldım. Erkenden yetişkinlikle tanıştım. Çalışmak bana her şeyin bir kuralının ve bir düzenin olduğu dünyayı hızlı fark etmemi sağladı.

İnsanlar seni "yükselen yıldız” olarak adlandırıyor. Bu büyük bir ilgi ile karşı karşıya geleceğin anlamına geliyor ama bundan daha fazla bir şey olacağının da bir garantisi yok. "yükselen yıldız” olarak adlandırılmak bir yük değil mi?

Bilmiyorum… Bu kelime hakkında ilk kez düşündüm… Hm, ilkokuldayken bir judocuydum. Ve o zamanlar gerçekten yükselen bir yıldızdım. O zamanlar bu tip şeylerin ağır sorumluluklar olduğunu düşünmüştüm.

İlkokulda olmana rağmen?

Evet. İlkokulun üçüncü yılından ortaokula başlayana kadar judo yaptım. Baskıdan dolayı gerçekten ölürdüm ya da eğer kaybedersem azarlanırdım. O zamanlar gençtim ama bu baskı hissi büyüktü.

Yine de, uzun süre judo yapmaya devam ettin.

Eğlenceli olduğundan eğleniyordum. Kazandığım zaman kendimi iyi hissediyordum. Eğitmenim tarafından "yükselen yıldız” olarak tanıtılmak kendimi çok iyi hissettiriyordu. Yine de, zihinsel ve fiziksel olarak yorucuydu. Şimdi, bir oyuncu olarak, yükselen yıldız olarak adlandırılıyorum… Müteşekkirim. Ancak, bu tür sözlerin derin bir anlamı olup olmadığını merak ediyorum. İnsanlar benim projelerim hakkında beklentileri olabileceğinden onlar izin vermeyebilir. Zaman geçtikçe her şey geçip gider.

Bunu uzun süre yapacak bir şey olarak mı düşünüyorsun?

Oyunculuk yapmak için güçlü olmak gerekir, sürekli rol alarak bir yıl boyunca oyunculuk yapmak istedim, bunun kendisi bir lütuftur. Oyunculuk süreklilikle ilgili bir meslek olduğundan bir mola vermedim ve projelerime bunun üzerinden karar veriyorum.

Karşı kaşıya geldiğin ilgi kadar çalıştığın çevredeki insanlardan güzel sözler mutlaka duymuşsundur. Hangi iltifat şimdiye dek duyduklarının en iyisiydi?

"Bakışların çok şey söylüyor.” sözleriydi. Gerçekten hak etmediğim bir iltifat olduğunu biliyorum ama bu duymak gerçekten iyi hissettirdi.

Genellikle boş zamanlarında ne yaparsın?

Film izlemekten zevk alırım. Geçenlerde izlediğim iyi bir film, fimlerin benim için anlamını düşünmemi sağladı. Ve bunun "bir rüya” olduğuna karar verdim.

Bir rüya?

Evet. Uyurken gördüğüm rüyalar gibi. Bir film izlerken bunun güzel bir rüya gibi olması. Bir film izlerken kalbimi parçalayan ya da beni kızdıran filmleri izlemek benim için bir kâbus gibidir. Bu tip filmlerde kendini gerçekten bir yanılsamada bulduğunda o filminin içinde kendini izlerken bulursun. Bu tip filmlerde berrak bir rüyadaymışım gibi hissediyorum.

Bazı rüyalar vardır ki diğer tüm rüyalardan farklı hissettirir.

Haklısın. Bunlar hafızamda saklayamayacağım türden filmlerdir. Ah, geçenlerde "Crimson Peak” filmini izledim ve filmdeki gerçek dışı dünya öyle inşa edilmişti ki bana gerçekten bir rüyadaymışım gibi hissettirdi. Güzel ve ilginç bir rüyaydı.

Filmdeki başrolü canlandıran Tom Hiddleston sadece bakışları ile çok şey söyleyebilen bir oyuncudur.

O adamı öldürür. Ancak, onun yerine Mia Wasikowska’dan bahsetmek isterim. Ondan gerçekten hoşlandım.

TV’de yaptığın oyunculuktan kazandığın ilk para ile ne yaptın?

Yarısını anneme verdim. Ve geri kalan yarısı ile çevremdeki insanlara güzel yemekler ısmarladım.

Demek ki çevrendeki insanlar için harcadın. Bunu neden yaptın?

Çevremdeki insanlardan iyi şeyler öğrenmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum. Çevresindeki insanlar için cömert olan bir hyung (abi) var. Bu çok para kazanmakla ilgili bir şey değil, o bunun yaparken onun bunu nasıl yaptığı ile ilgilidir ve bu tip şeylerin çok havalı olduğunu düşünüyorum. Ben de onun için para harcadım.

Bu güzel olmalı! 2016 yılına yaklaşıyoruz, yani söylemek istediğin bir şeyler var mı?

"One Way Trip” filminin galası Ocak’ta olacak. İzlemeye gidin! Ah ve ailemi sevdiğimi söylersem bu yazmak için iyi bir şey mi?

Bu doğrudan ailene söylemen gereken bir şey gibi görünüyor.

Bu sık sık söylediğim bir şeydir. Özellikle de anneme. Ona bunu her gün söylerim.

 

Röportajın Resmi Web Sitesi: www.allurekorea.com/2015/12/24/...

 

Kaynak: allurekorea.com/2015/12/24/%EB%B0%95%EC%86%8C%EB%8B%B4-%EC%A7%80%EC%88%98%EC%9D%98-%EC%9D%B8%ED%84%B0%EB%B7%B0, thesunnytown.wordpress.com/2016/01/25/january-2016-allure-jisoo-interview